Çözünürlüğe Duyarlı Reklam Alanı

Çin, dünyanın ilk kuantum şifreleme sistemini kurdu.

Kuantum Şifreleme

İki Çinli yüksek teknoloji şirketi, hızlı bilişim alanında bir ilki gerçekleştirerek, kripto bulut sunucusunu kurdular. Bu sistem ile kuantum şifreleme teknikleri kullanarak gizli iletişim gerçekleştirilebilecek. Kuantum sistemi, şifreleme için gereken anahtarları havadaki küçük partikülleri kullanarak oluşturabiliyor.

Kuantum kriptografi (şifreleme) adını taşıyan sistemin sunucusu, Dawning Information Industry Co. ve CAS Quantum Co. şirketlerinin işbirliğiyle ortaya çıktı. Reuters’in haberine göre, her iki şirketin de Çin Bilim Akademisi ile çalıştığı belirtiliyor.

Aşağıda konu hakkında Çin merkezli CCTV kanalında yayımlanan videoyu izleyebilirsiniz. Videoda bilim insanları sunucu hakkındaki AR-GE çalışmaları esnasında görülürken, bilgisayar ekranında da hızlı modellemeler karşımıza çıkıyor.

Kuantum iletişim bazlı anahtar yönetim sistemi kullanan sunucu, güvenli veri iletimi sağlarken, bunu özel bulut sistemleri üzerinde tutuyor. Sunucunun Çin için gizli iletişim sistemleri kurabilmenin yanı sıra, kuantum bilişim sektöründe öncü rol oynamak gibi bir fayda sağlaması bekleniyor.

KUANTUM ŞİFRELEMENİN NE FARKI VAR?

Günümüzdeki şifreleme yöntemlerine teknik olarak benzeyen kuantum kriptografisindeki temel fark, kullanılan anahtarın bilgisayar ya da insan üretimi olmaktan ziyade, doğanın bir parçası olması. Havadaki partikülleri ya da fotonları anahtar olarak belirleyebilen sistem, fiziksel olarak aynı mekanda bulunup aynı ölçümler yapılmadığı sürece şifre anahtarını kaybetmiyor. Bu da iletişimin teknik takip ihtimâlini ciddi ölçüde düşürüyor.

Kriptografi bir şifreleme yöntemi dışında bir sanat dalı olup daha çok mesajların yetkisiz kişiler tarafından anlaşılamaması üzerine kurgulanan şifreleme tekniği olarak tanımlanmaktadır. Kriptoloji ve analiz kavramlarını içine alan kriptoloji ise şifrelenmiş mesaj ve metinlerin çözülmesi, analiz edilmesi esasına dayanmaktadır.

 

Detaylı Bilgi;

Klasik Kriptografi ve Kuantum Kriptografi

Genel tanımı itibariyle kriptografi gizlilik, bütünlük ve bilgi güvenliği gibi kavramları içine alan matematiksel yöntemler bütünü olarak ifade edilir. Bu gizlilik içerisinde uygulanan şifreleme ile şifreyi bilmeyen bir kişinin metin ya da mesajı algılayabilmesi imkansızdır. Her ne kadar kriptografi içerisinde istenilen bütünsel gizlilik olsa da klasik kriptografi ile bunun elde edilmesi mümkün değildir. Bugün internet ile klasik yöntemlerde yapılan şifrelemeler daha çok uzunluğa bağlı olarak değişen sürelerde çözümlenebilmektedir. Ancak çözümleme metinin bir  değer ifade edeceği anlamına gelmemektedir.

Kuantum kriptografisine göz atmadan önce kriptolojinin tarihini incelemek gerekir. M.Ö 1900’lü yıllarda Mısırlı bir katip tarafından ilk olarak metinlerde anormal bir hiyeroglif kullanılmıştır. M.Ö 100’lü yıllara gelindiğinde ise Julius Caesar devlet haberleşmesi içerisinde normal alfabede yer alan harfleri değiştirerek farklı bir şifreleme yöntemi kullanmıştır. Caesar tarafından kullanılan bu yöntem içerisinde metinde yer alan her harf alfabede ki karşılığına göre sonraki üçüncü harfle değiştirilmiştir.

Kuantum Bilgisayarlar ve Kriptografi

21. yy’ın en önemli çalışmalarından birisi olarak görülen kuantum bilgisayarlar evrenin tanımlanması, doğa kuvvetleri işleyişi ve ilişkileri hakkında yeterli bilginin elde edilebilmesi ve karmaşık hesapların daha hızlı bir şekilde yapılabilmesini amaçlamaktadır.

Ortalama 300 kübitten oluşan bir kuantum bilgisayarın Evrende bulunan parçacık sayısı kadar işlemi (2300) birkaç saniye içerisinde hesaplayabileceği düşünülmektedir.

Kuantum şifreleme tekniğinde ise şifreleme ve iletişimin güvenli bir şekilde sağlanabilmesi için kuantum mekaniği kullanılmaktadır. Şifrelenmiş metinlerin ya da mesajların dinlenebilmesi ya da izlenebilmesini önlemek için karmaşık teknikler yerine bilgi/veri fiziği esas alınmaktadır. Kuantum taşıyıcısı üzerinde yapılan her türlü izleme ve dinleme, yapıyı bozmakta ve bir iz bırakmaktadır.

Yine bu yapı incelendiğinde kuantum kriptolojinin üst üste bindirilen fotonlar ile optik kablolar kullanılarak binlerce km öteye taşınması mümkündür. Ancak kuantum kriptografi üzerinde de araştırılması gereken çok sayıda açık bulunmaktadır. Örneğin kuantum kriptografi içeren protokollerde Bell eşitsizliği kullanılarak veriye sızılmasını ancak g fonksiyonunun belirlenmesi ile izlenebilmektedir.  Ayrıca bir protokolde değişim süreleri ve her birinin ayrı, ayrı güvenlik doğrulamasına ihtiyaç duyması diğer bir problem olarak öne çıkmaktadır.

Çözünürlüğe Duyarlı Reklam Alanı
Yorumlar için tıklayın

Yatoku Okurları Ne Dedi ?

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


Çözünürlüğe Duyarlı Reklam Alanı
Yukarı